2 Mart 2014 Pazar

Eminönü'ne yolumuz düştüğünde..


Haftasonu biraz daha "hafif" konulara takılmak istedim :p


Can boğazdan gelir derler. Benim için durum biraz farklı;yemek yemek gerekliliğin haricinde en çok keyif aldığım aktivitelerden biri.Yemek yemek benim için apayrı bir ritüel gibi; kokusundan sunumuna itinayla sonuna kadar zevkine vardığım. 

Tanıyanlar bilir, iyi-kaliteli-lezzetli yemek için yapmayacağım şey,ödemeyeceğim bedel yoktur. Gerçi bu durum ailemden bana geçen bir şey. Evimiz Pangaltı'da ve sırf iyi döner ve kurufasulyesi için Küçükçekmece Kanarya'ya  veya iyi balık için fırtınalı yağmurlu havalarda Poyrazköy'e gittiğimiz çoktur =)

Gırtlağıma ne kadar düşkün olduğumu anlatabildim umarım =) 

***

Geçen gün annemle Eminönü'ne alışverişe gittiğimizde annem beni yepyeni bir keyifle tanıştırdı. Normalde Eminönü ziyaretlerimiz, alışveriş bittikten sonra meşhur Hamdi kebapçısında noktalanırdı ancak annem son gittiğinde ödediği fahiş hesap yüzünden Hamdi'ye ziyaretleri nadir tutmaya karar vermişti. İş bu ya, son gittiğinde yanında olan arkadaşlarının da bizim Hamdi'ye gitmemiz gibi gelenek haline getirdikleri bir ocakbaşı varmış ve annemi oraya götürmüşler. O günden sonra annemin en büyük derdi beni mutlaka oraya götürmek oldu, artık nasıl lezzetliyse :p 


Eminönü alışverişimiz bittikten sonra annemle ilgili mekanımıza geldik : DÜRÜM BÜFE 


Mekanın ismi biraz önyargıyla yaklaşmama neden olmadı değil ama ocakbaşına oturup miss gibi pişen etlerin kokusu burnuma dolduğunda, önyargılarımı aynen çöpe yolladım =)

İster dürüm, ister normal porsiyon olarak Adana ve Urfa kebabı, ciğer, çöp şiş,tavuk kanat ve tavuk şiş gibi ocakbaşı klasikleri menüde yer alıyor. Birer porsiyon Adana'nın yanına ben az çöp şiş annem de az ciğer yedik. Yanında ayran ve kolalarımızla ödeyeceğimiz hesabı duyduğumda kulaklarıma inanamadım ! Nişantaşı Abdi İpekçi caddesindeki sıra sıra ünlü lokantalarda bir ana menü yemeği fiyatına annem ve ben hem ocakbaşı keyfimizi aldık hem de oldukça lezzetli bir yemek yedik. Hatta diyebilirim ki İstanbul'da yediğim en iyi çöp şişti.




Ocakbaşındaki ustayla da biraz sohbet etme fırsatı yakaladım.Ben yeni keşfetmiş olabilirim ama 25 senelik, kendi müdavimlerini yaratmış İstanbul'un özel mekanlarından biriymiş aslında. Shame on you Merve ! :p

Zaten yanımızda oturan çiftle de konuştuğumuzda en az 15 senedir buraya geldiklerini ve lezzette en ufak bir değişiklik ve bozulma olmadığını söylediler. Ustaya "Blogumda buradan bahsedebilir miyim?" diye sorduğumda  hafifçe, "Bizi bilen zaten bilir." özgüveni -ama şımarıklığı değil- "Tabii bahset" dedi. Henüz sosyal medyanın gücüne tam vakıf değiller anladığım kadarıyla ama bu bir bakıma iyi de olabilir. Herkesin bildiği ve artık dejenere olmuş mekanlardan öh! geldi. Kendi naif ve samimi esnaf lokantası tarzlarından çıkmasınlar mümkünse =)


Gerek lezzeti gerek fiyatları ile bundan sonra yolum Eminönü'ne düştüğünde mutlaka uğrayacağım bir yer olacak Dürüm Büfe.

Adres:Hasırcılar Cad. No:38
Eminönü / İstanbul
Tel:0212 526 02 29

Vedat Milor'a da selam olsun, bak ben senden önce keşfettim :p

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder